WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın

DAĞ

Öfke, nefret, dua, şiddet, sevgi, aşk ve tanrıyla sarılan benimde, uzun şiddetli ağrılar taşıyorum. Zirvesinde yürüdüğüm bu dağın önemsizliği ayak izlerimden anlaşılmıyor.

Dağ için herhangi bir yük müyüm?

Tabanlarımda hissettiğim keskin kayaların ruhu, dargınlığımın hafızası olduğunu nerden bilecek. Bilmek için bir bilince sahip mi olmalı? Dağ niçin orda? Orda olma kararlılığını gösterebilir mi?

–Tırmandığın için dağ oldu o, dedi ürkek tavşan.  

–Aslında hiç yoktu diye fısıldadı.

Kulaklarını ovuşturarak bilgece baktı.

–Gözlerindeki bilgelik dedim.

Etinin tazeliği kalbinin ürkek ürkek çarpmasındandır. Senin sırrını gözlerin açığa çıkardı. Seni ele verdiler, karda bıraktığın ayak izlerin gibi. Küsmeli yummalısın dedim.

Sen dedi kime küstün? Tırmanırken ellerin, dizlerin, gözlerin ve yüreğin sana ihanet etti. Hangisinden vazgeçebildin ki?

Uçsuz bucaksız bir ovaya çöken sis gibi, aramıza uzunca bir sessizlik diz çöktü.

Sonrasında koca kulaklarını zirveye çevirerek teşekkür ederim dedi. Sığınacağım dağı sen armağan ettin.

Bilinci yok, varlık sebebi var dedi. Dağ kurnaz değildir. Dağ yuvadır ona sığınanlara. Bilinç dedi uzun kulak;  tehlikelidir. Ardı sıra karmaşa, inkar ve çelişkilerdir. Bilinç dedi;  kurdun dişine benzer keskin ve sivri. Delmek için kürk boyun ve deri arar. Bir kez delip geçti mi vardığı ıstırabın tadını aldı mı daha derine inmek isteyecektir. İnince yeterince,  bir daha söküp tekrar dalacaktır. Paçavrayı dişleyen dikiş iğnesi gibidir.

Senin içindeki diş….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: