• ÇÜRÜME

    Sesim nasıl da çürüdü, inancımın gölgesinde

    Hiç bir şey olamayan çocuktum

    Tenime asılı duran tenekeyi çaldıkça çaldım

    Boynumdaki izlerini silmek için,

    Çiçek açmaz biliyorum

    Ama kokuların ustasıdır bedenin

    Çapkın arı minvalinde

    Yüzümü kayaya gömdüm, buluta küstüm

    Yağmur, keskin ağzıyla silip aldı üzerimden, adınla başlayan suçları

    Eskiyim biraz

    Hayat suyunda çektim hep

    Ufalmanın bir yanı Tanrı olmaktır demiş bilge, ama değil!

    Tanrı olmak; sağır olmaktır tüm yakarışlara

    Sonra dönüp dolaştım Tanrım dedim Tanrım!

    Sesim mağarada yankılanan yarasanın kanat sesine dönüştü

    Sese uyanıp, çürüme dedim; sesimin yankısıdır, kalbimin ağrısıdır.

  • ………

    Öfke, nefret, dua, şiddet, sevgi, aşk ve tanrıyla sarılan benimde, uzun şiddetli ağrılar taşıyorum. Zirvesinde yürüdüğüm bu dağın önemsizliği ayak izlerimden anlaşılmıyor.

    Dağ için herhangi bir yük müyüm?

    Tabanlarımda hissettiğim keskin kayaların ruhu, dargınlığımın hafızası olduğunu nerden bilecek. Bilmek için bir bilince sahip mi olmalı? Dağ niçin orda? Orda olma kararlılığını gösterebilir mi?

    –Tırmandığın için dağ oldu o, dedi ürkek tavşan.  

    –Aslında hiç yoktu diye fısıldadı.

    Kulaklarını ovuşturarak bilgece baktı.

    –Gözlerindeki bilgelik dedim.

    Etinin tazeliği kalbinin ürkek ürkek çarpmasındandır. Senin sırrını gözlerin açığa çıkardı. Seni ele verdiler, karda bıraktığın ayak izlerin gibi. Küsmeli yummalısın dedim.

    Sen dedi kime küstün? Tırmanırken ellerin, dizlerin, gözlerin ve yüreğin sana ihanet etti. Hangisinden vazgeçebildin ki?

    Uçsuz bucaksız bir ovaya çöken sis gibi, aramıza uzunca bir sessizlik diz çöktü.

    Sonrasında koca kulaklarını zirveye çevirerek teşekkür ederim dedi. Sığınacağım dağı sen armağan ettin.

    Bilinci yok, varlık sebebi var dedi. Dağ kurnaz değildir. Dağ yuvadır ona sığınanlara. Bilinç dedi uzun kulak;  tehlikelidir. Ardı sıra karmaşa, inkar ve çelişkilerdir. Bilinç dedi;  kurdun dişine benzer keskin ve sivri. Delmek için kürk boyun ve deri arar. Bir kez delip geçti mi vardığı ıstırabın tadını aldı mı daha derine inmek isteyecektir. İnince yeterince,  bir daha söküp tekrar dalacaktır. Paçavrayı dişleyen dikiş iğnesi gibidir.

    Senin içindeki diş….

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla